Dinlemiyorum seni sevgilim,
En sevdiğim şarkı değilsin artık.
O şarkı ki,
En zayıf anlarımda dinlediğim,
Gitmek için,
Daha bir derine.
İçimdeki "Derin ben" e.
Yağmurlarda ıslanıyorum,
Kime ne?
Sensizlikle kavrulmuş kurak iklimlerde...
Yağmur benim yağmurum,
Her tanesi düşer
Ayrı bir özenle,
Koparıp atmak için,
Bir parçamı daha,
Biçimsiz bir çamur yığınına.
Şemsiyem olmuş ne çare.
Acımasızca işler içime.
O hain ıslaklık duygusu.
O yağmurlar ki
Elimde kalan bir tek,
Senden geriye,
Ölümüne sevdiğim,
Tadının acısına inat...
Sırf senden bana emanet diye.
Görmediğim yerler burası,
Nerelerdeyim,
Kim bilir?
Uzaklardayım, çok uzaklarda,
Biliyor musun?
Hiç bu kadar uzaklaşmamıştım,
Kendimden, Senden...
En büyük kaybımı yaşadım,
Kaçarken kendimden.
Tükeniyor tek tek,
İçimdeki sevinç çığıkları.
Sevincimdin sen benim .
Bir garip çığlık kaldı geriye,
Sevinç gidince...
Acı da olsa öğrendim:
Sesine benzermiş,
Herkesin sesi.
Yüzüne benzermiş,
Herkesin yüzü.
Öğrendim,
Ellerimdeki,
Utangaçlığın dikenli tellerine çaresizce tutunan,
Küçük yaraların büyük kanamalarında...
Anlık heyecanlarımın,
"Pardon sizi birine benzettim" lerinde.
Korkuyorum sensiz,
Karanlık burası,
Kapkaranlık.
Hiç korkar mıydı anasından,
Karanlığın çocuğu???
Neyleyim aydınlığı,
İçim kara, dışım kara,
Belki de korkutandır beni,
İçimde açtığın yara!







Devious Comments