deviant ART

[x]

KARANLIK by ~extraproximity:iconextraproximity:



Kana bulanmış dudaklarımı alıp yanıma, kalktım sessizce. Bu kanımı ilk tadışımdı. İlk kez kendi kanımdan biriyle tanışmıştım. Toparladım kendimi, kendime olan açlığımı bir yana bırakarak. Gözlerimde umutsuzluğumun küçük tuzlu damlaları, ellerimde korkularımın sessiz ve şiddetli titremeleri.
O an çılgınca bağırmak, haykırmak istedim. Karanlığa olan açlığımı. Bilemezsiniz ki güneşinizin bedenimi ne kadar yaktığını, kanımı ne kadar kuruttuğunu. Ve ilk kez biricik tutkuma kendimi o kadar yakın hissetmiştim ki kilometrelerce yüksekten çelimsiz bedenlerinizi izlerken.
Sizden değilim, sizde benden... Küçük bir dünyanın mikroskobik kuklaları beni ne kadar mutlu edebilir? Tek bir ağızdan çıkan ama binlerce bedenden tek yürek yayılan kişiliksiz haykırışlara doyalı yıllar olmuştu. Her kelimesinin beynime ayrı bir tecavüzde bulunduğu haykırışlara. Anlayamadığınız şeylerin varlığını hemencecik yadsımanıza rağmen, anlaşılmazın peşindeki o çılgın koşularınız... Hiçbir zaman anlayamayacağım.
Karanlıktır dünyam, her gün batışında yeniden doğarım. Ama aydınlığınızdan ölesiye korkarım. O kadar aydınlık ki dünyanız, hiçbir şeyiniz gizli kalmıyor, iki yüzlü güneşinizin ışıklarında. Hayatımın her bir zerresi benden aldığınız, hep gündüzlerin vahşet dolu dehlizlerinde çığlıklar atarak beni arıyor hala. Her gece onların çığlıklarına gözyaşları döküyorum, her çığlıkta gündüz uykularımda acılar içinde kıvranarak uyanıyorum.

Nasıl bir şeydir bilemezsiniz: BEN KENDİMİ ARIYORUM.

Arıyorum, benden aldıklarınızı, benden çaldıklarınızı. Her birini kendi kanımdan canımdan özenle yarattığım dünyalarımın ellerinizde birer çarka dönüşmesini izliyorum, başıbozuk saatiniz işlesin diye ürettiğiniz çarklarınızdan herhangi birine dönüşmelerini.
Kendi kanım...! Beni ondan başka ayakta tutan nedir? Sisteminizde bana biçtiğiniz rol mü? Hala durabiliyorsam ayakta bütün bu hengamenin ortasında beni iyi yetiştirdiğinizden mi?
Yoksa dikbaşlı kanımın o tuhaf acı tadında mı bütün hayatımın sırrı?
Kapatın ışıkları! Korkuyorum sizden. Aydınlık dünyanın karanlık insanları.
Küçük bir çocuğun gözlerinde sönen ilk ışığı tattım ben, yıllar önce karanlıkla ilk dansımda. Yıllar önce sizin dünyanızın büyük erdemleriyle tanıştım, allayıp pullayıp ortalığa katliam yapması için saldığınız.
Sözlerin ardında hep birşeyler aradım, Hep her anınızı her hareketinizi gözledim. Gerçekte ne söylediğinizi anlamak için. Biliyordum ki söylenen, söylenmeyeni de barındırır içinde. Aldım onları tek tek çıkardım. Ne zaman ki sözlerinizden sadece söylenen çıktı, onlara hayatımı adadım. Hem de her anımı feda ettim onlara zevk içinde. Erdemlicilik oynayan bir dünyada tek tük de olsa erdemler gördüm hala ayakta durabilen. Kan dolu gözlerim parladı o zaman karanlıklar içinde. İşte o zaman dedim: "Ölmek için güzel bir gün, değecek bir şeyler uğruna".
Her ölümümde hayat içime daha fazla doldu. Her ölümümde kanımı bir kez daha tattım, defalarca içtim kendimi kutsal kadehlerde. Ölümsüzlüğümü ölümümde buldum. Her etle kaplanışında tekrar tekrar sıska iskeletimin, içimde ayrı bir huzur buldum. Her kalkışımda tekrar ayağa, yenilenmiş kaslarımla, daha güçle doldum.

Ben varolabilmek için yokoldum. Hem de defalarca...

Ellerim kendi kanımla yıkanıyor, sizinki ise başkalarının kanıyla. Nasıl bir zevktir bu yaşadığınız hala anlayamam, oynamak başkalarının canlarıyla, üstelik de anlamsız çıkarlarınız uğruna.

Tutkularım var sizinkilerden daha ateşli. Hayallerim var sizinkilerden daha gerçekçi. Sizinkilerden daha insani. Umutlarım var aydınlık dünyanızda attığım her cesur adımda beni koruyan. Sesim var daha gür, beynim var daha özgür. Ellerim var pir-u-pak.
Siz imkansızı: özgürlüğü arıyorsunuz o da ilginçliktir tutsaklıklara olan aşkınızla. Her yeni tutsaklığınızı yeni bir özgürlük hareketi olarak görüyorsunuz. Ben ise özerk olmaya çalışıyorum, sisteminizden bağımsız bir sistem yaratıyorum, küçük 1400 gramımda. Susayınca zehirli sularınızdan değil, kendi kanımdan içiyorum. Kendimi seviyorum, hepinizden daha çoook.

Ben sizinle birlikte hareket etmek istemiyorum, siz beni neden bu kadar çok istiyorsunuz? Korkuyorum!
Details
Submitted: April 6
File Size: 6.5 KB
Image Size: 0 bytes
Resolution: 0×0
Comments: 0
Favourites & Collections: 1 [who?]

Views
Total: 20
Today: 0

Downloads
Total: 0
Today: 0

Thumb

Author's Comments

Kavrayabilen kavrıyor zaten, anla-YA-mayanlar için söylüyorum. Bunların hepsi "METAFOR" . Gelip bi de garip eleştiriler yazmasınlar notlarında. İnsanı, erdemi, hayatı ölesiye seviyorum. Bu da benim sizleri eleştirme tarzım. Kimse gibi yalanlarımı rasyonelleştirme peşinde değilim. Hiçbir yalanın peşinde koşmam, kendimin bile olsa.

Devious Comments

love 0 0 joy 0 0 wow 0 0 mad 0 0 sad 0 0 fear 0 0 neutral 0 0

No comments have been added yet.